Cem Kırdar’ın Hikayesi
ANILARA NOSTALJİK YOLCULUK
Cem, işyerinin sömestre tatilinde otantik yerleri geziyordu. Bir de ne görsün? Karşı dükkanda eski müzik aletleri satılır diye bir yazı vardı. Merak edip girdi. Hiç görmediği müzik aletleriyle karşılaştı.
Satıcıya:
-Bu müzik aletlerinin adları nedir.diye sordu.
Satıcı da:
-Şu karşıdaki gramafon diğeri ise pikap. İnsanlar çok eski zamanlarda gramafonda taş plaklarını çalarlardı. Pikapta ise o zamanın adıyla plaklarını çalarlardı, dedi.
Gramafon Cem’in çok hoşuna gitmişti:
-Bu gramafonun hikayesi nedir,nedir,dedi.
Satıcı şu karşılığı verdi:
-Gramofonun sahibi buraya rehin bıraktı. Aslında sahibi gramafonu çok seviyordu ,ondan ayrılmak istemedi. Fakat uzakta olan ailesini çok özlemişti, onları görmek istiyordu ama hiç parası yoktu, getirdi bunu bana bıraktı, gramafona iyi bakmamı bir gün gelip onu alacağını söyledi, dedi satıcı.
Cem çok etkilendi. Hatta biraz hüzünlendi. Gramafonun öyküsünü dinledikten sonra sahibinin birgün onu almaya geleceğini düşündü. Gramafonu almaktan vazgeçti. Cem dükkandan çıktı. Dükkandan çıkınca Laçin’i gördü.
-Merhaba Laçin burada ne yapıyorsun?
-Anılara nostaljik bir yolculuk yapmak istedim. Onun için buraya geldim, dedi birlikte antikacılarda dolaştılar. Bir antikacıya girince Laçin Cem’e :
-Bak buraya merdaneli çamaşır makinası var. Seneler önce insanlar çamaşırlarını merdaneli çamaşır makinalarıyla yıkıyorlardı. Şimdi teknoloji çok ilerledi otomatik çamaşır makinalarıyla yıkıyoruz,dedi.
Cem de etrafına bakarken bir saat gördü:
-Bak Laçin,bu köstekli saat eskiden insanlar saatlerini ceplerinde taşırlardı,dedi.
-Çok güzel bir saat .Babama böyle bir köstekli saat almalıyım çok güzel bir sürpiz olur,dedi.
Dükkanın köşesinde siyah beyaz televizyonlar gördüler. Cem Laçin’e güzel bir espiri yaptı:
-Sence bu televizyonlarda dinazorlar izlenmiş midir, diye sordu.
Laçin güldü:
-İzlenmiştir tabi ki dedi.Buna çok güldüler.Vapura binmek için oradan aceleyle ayrıldılar.Laçin vapuru gördüğünde şöyle dedi.
-Bak Cem,eskiden vapurlar kömürle çalışırdı, dedi.
-Lokomotiflerde de kömür kullanılırdı. Trenler çok hızlı gidiyor artık. Yine de eski lokomotiflerle yolculuk yapmak güzel olurdu, dedi.
Akşam feshanede buluşmak için sözleşip ayrıldılar. Akşam feshane gösterileri için bir araya geldiklerinde çok neşeliydiler. Kukla gösterileri ile ateşe ilgili gösterileri çok beğendiler. Kantolar dinleyip eğlendiler. Çok güzel bir nostaljik yolculuk yapmışlardı. İkisi de neşe içinde evine gitti.
Cem ertesi gün uyandığında pencereye doğru gidip pencereyi açtı ve çok şaşırdı. Çünkü uzun süredir görmedikleri beyaz örtü yani kar etrafı sarmıştı.
Cem gülümsedi:
-Umarım bu yaz geçen yaz gibi susuz kalmayız,diye mırıldandı.
Cem eğer küresel ısınma devam ederse bu bembeyaz karlarla kaplı manzarayı rüyamızda görürüz ya da bir tabloda bir şairin dizelerinde, bir hikayenin satır aralarında görürüz, diye düşündü Cem. Aynen dün eski eşyaların başına gelenler,ya bu bembeyaz karların başına da gelirse,dedi.
Masmavi yemyeşil dünyamız gri olursa uzayın tozlu reflarında yeni alıcılar beklerse dünyamız üzülmez mi? Laçin de aynı dakiklarda bir başka yerde şöyle mırıldandı :
-Dünyamıza mavi ve yeşil çok yakışıyor.Gri değil .dünyamıza hep birlikte sahip çıkmalıyız.
CEM KIRDAR
Etiketler: ANILAR, Cem Kırdar, Hikaye, müzik, NOSTALJİ
Yaman Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi