Yaman Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

Makaleler

Otizm Spektrumunda Etkin Eğitim Yöntemleri/ELEM Yöntemiyle Duyu Bütünlemesi

Haziran 8th, 2009

Otizm Spektrumunda Etkin Eğitim Yöntemleri
ELEM Yöntemiyle Duyu Bütünlemesi

dsc_0066Bir anne ne ister ?
Oğlu masanın yanında otursun, zeytin yesin, domates yesin ve ona anaokulunda neler yaptığını anlatsın.

Bir anne ne ister ?
Oğlu onu kucaklasın, konuşarak ona seni seviyorum desin.

Bir anne ne ister ?
Oğlu dolaşırken ona elini versin ve sorsun neden güneş doğudan doğar ve batıdan batar ?

Bir anne ne ister ?
Oğlu ağladığı zaman neresini vurduğunu söyleyebilsin.

Fakat onun bu küçük çocuğu masanın yanında oturmuyor, bütün gün etrafta koşturuyor, tuhaf hareketler yapıyor, sözünü dinlemiyor, onu çağırdığı zaman cevap vermiyor. Yukardan aşağı küpleri atıyor ve düşüşlerini izliyor yada masaya devamlı vuruyor.

Bir ağaç ektiğinizde, ağaç köklerini uzatır toprağa doğru ve kökleriyle yemek ve su arar, büyümek için. Buna karşılık insanoğlunun gidip yemeği kendi araması lazım. Hayvan avlaması yada yetiştirmesi lazım. Buğday, domates yetiştirmesi ve kuyu kazması lazım, su almak için. Kendine ev inşa etmesi lazım, yırtıcı hayvanlardan korunmak için. Kendine kıyafet yapması lazım, soğuktan ölmemek için. Yani insanın çevresini çok iyi tanıması lazım. Ve kendini çevreye göre organize etmesi lazım. işte bütün bunların mesulü duyularımızdır. Duyular bize çevreyi anlatır. Görüyoruz, duyuyoruz, hissediyoruz ve bu şekilde etrafımızda kendimizi buluyoruz.

Yenidoğan annesinin kucağında vücut sıcaklığını hisseder, kafasını kaldırır ve süt emer. Yani hareket bebekte ilk olaydır. Yani hareketin gelişimi çocuğun ilk gelişimidir. Yani duyular ve hareketler insanın gelişiminin temelidir. Bebek sütü emdikten sonra elini uzatır ve oyuncak alır. Bu şekilde dünyayı tanımaya başlar. Anne bir an dışarı çıkar, ve o gözleriyle onu bekler, dönene kadar. Onu gördüğü an onun gözlerine bakar. Gözleri onun gözleriyle karşılaşmayı, teması bekler. Ve bu şekilde göz teması ortaya çıkar. Annenin arkasından emekler. Birdenbire ekmek görür. Elini uzatıp ekmeği alır ve yer. Çocuk, gelişiminin ilk iki yılında devamlı çevresini öğrenir. Her eşyanın neye yaradığını öğrenir, nerede olduğunu öğrenir. Ailesi hakkında öğrenir, anne-baba-anneanneyi öğrenir. Yürümeyi öğrenir, koşmayı öğrenir. Yalnız yemeyi öğrenir. Ve o zaman kızlar 2 yaşında, erkekler 2 yaş 3 aylık konuşmaya başlar.

Çocuğun konuşmasını mı istiyoruz ? Hareketle başlayın. Ve hareket duyusal motor çalışmasıdır.Otistik çocuğun çok problemi vardır. Dinlemez, yeni şeyler öğrenmez, eşyaların nerde durduğunu bilmez. Belki akıllıdır. Fakat aklını kullanmasını bilmiyordur. Konuşmuyordur. Ve anneyi hakikaten sevmiyordur. Nerden başlamak lazım o zaman ?
Bütün anneler çocuğu konuşsun ister. Fakat konuşmak için; ne hakkında konuşmamız gerektiğini bilmemiz lazım, ne zaman konuşmamız gerektiğini bilmemiz lazım, ne kadar konuşmamız gerektiğini bilmemiz lazım, kime konuştuğumuzu bilmemiz lazım. ve bizim çocuğumuz anneyi dinlemiyordur ve annenin onu terbiye etmesine müsaade etmiyordur. Nerden başlamak lazım ? Düzen nedir? Ev inşa ettiğimiz zaman önce temelden başlarız.
Önce temeli yaparız sonra duvarları çekeriz, blokları koyarız ve ondan sonra pencereleri ilave ederiz., damı ilave ederiz ve halıları satın almaya başlarız. İnsanların temeli hareketle başlar. Bu yüzden mecburuz, mecburuz, mecburuz, hareketle başlamalıyız, duyusal motor sisteminin konuşmayla alakası yokmuş gibi görünse bile.
Konuşma harekettir. Ağzımı açıp kapatıyorum, kıpırdatıyorum. Anlama duyusaldır. O zaman duyusal motor çalışması!

Anneyi dinlemek için ne yapmak lazım? Dikkat gerek. Dikkati ne verir? Duyusal motor sistem çocuğa dikkat verir. Devamlı bulaşık yıkayan anne hiç uyuyakalmayacaktır ama televizyon başında uyuyan baba uyuyakalabilir. Dikkati kazanmamız için hareket lazım. Otistik çocukların en zayıf yönleridir duyuları, yani evin temeli iyi değildir. Bu pencere değiştirmeye benzemiyor, damdan kopan kiremiti değiştirmeye benzemiyor. En temeldeki demirler iyi değil. Başlangıç iyi değil.

Çocuğu ne iyi bir talebe yapar? Duyusal motor sistemi bundan mesuldur. Çünkü çocuğun iskemlede oturması gerekir, öğretmenini dinlemesi gerekir, ve onun dediğini yapması gerekir. Bütün gün boyunca. Devamlılık! Ve devamlılık duyusal motor sisteminde oturmaktadır. Bize çevrede problem çözme olanaklarını ne sağlar? Giyeceğimiz çorabı bulmak, tişörtümüzü giymek, yemek yapmak. Duyusal motor sistem!
Hareketsiz hayat yoktur. Ağaç hayatı boyunca aynı yerde durur. İnsan hareketsiz yaşayamaz. Ve otistik çocukların hareketi iyi değil. Hareketi iyi değil çünkü çocuğun duyuları iyi değil. Amacına ulaşmak için hareket yapmıyor. Uyarım ( amaçsız, yönsüz hareketler) yapıyor. Yalnız duyular bizim etrafımıza, çevremize bağlanmamızı sağlar. Duyusal sistemde bir çok yön vardır. Duyusal motor sistem sayesinde çocuk kendi vücudunu tanır. Duyusal motor sayesinde çocuk etrafını programlamayı, planlamayı öğrenir. Bir yerden bir yere nasıl gidileceğini, neyle oynayabileceğini, duyusal motor sistemi sayesinde öğrenir. Duyusal motor sayesinde devamlılığa varır, organizasyona varır. Çevrede problem çözme kabiliyetine varır. Duyusal motor sistemle birlikte kendi başlatma kabiliyetine varır. Duyusal motor sistemin çalışmasıyla birlikte çocuk vücudunu güçlendirir. Dolayısıyla kendi vücudunu kendi karar verdiği yere yönlendirecektir, okula, denize, parka. Bütün bu görevler duyusal motor sisteminin görevidir fakat duyusal motor sistemi çalışmak kolay değildir. Çocukla hareket yapmamız gerekir. Çocuk bazen sadece yerde yatmak ister. Vücudu o kadar zayıftır ki vücudunu tutamaz.

Otistik çocuğun çok problemi vardır. Dolayısıyla çok çeşitli tedavi yöntemleri vardır. Bazıları anlama kavrama hakkında çalışır, bazıları oksijen tedavisi gibi beyinle çalışır. Sistemleri tedavilerinin çokluğu ailelerin kafasını karıştırıyor. Fakat sonuç olarak hakiki cevap çocuğun gelişim probleminin tedavi edilmesidir. Asıl cevap gelişme şekillerini tedavi etmek. Duyusal motor sistemi de çocuğun gelişimidir. Ondan sonra konuşma gelecektir. Ondan sonra serbest oyun gelecektir. En zor tedavi edilebilir kısım insanlar arası ilişkidir. Hiç kimse insanlar arası ilişkideki problemin nerden kaynaklandığını bilmiyor. Hiç kimse anlamıyor ve bunun cevabını bulamıyorlar. Neden ocuklar onların yanında durmak istemiyorlar? Bence tamamen kafası karışık olduğundan. Çünkü duyuları ona gerekli bilgiyi vermiyor. O bizimle olmak istemediğinden değil, daha bize varmadı bile. Otistik çocukları tedavi etmeye başladığım zaman okumayı öğendiler yavaş yavaş, yazmayı öğrendiler yavaş yavaş ,konuşmayı öğrendiler yavaş yavaş, ama kımıldamadılar, hiçbir şey yapmadılar. Anneye sanki bir buçuk yaşındaymış gibi bağlı kaldılar. Ve o zaman başka çare olmadığını görünce duyusal motor sistemine geçtim.

Otizme başka cevap yoktur. Çocuğa bir gelecek istiyorsanız, duyusal motor çalışması olmadan otizmi terk etmeyecektir. 4 yıldır Yaman Özel Eğitimle çalışıyorum ve orada mucizeler ve mucizeler görüyorum. Çocukla duyusal motor çalışması yaptığımız zaman, çocuğun istekleriyle çalışmış oluyoruz. O kötü bir çocuk değil, duyularındaki problemler yüzünden kötü davranışlar gösteriyor. Duyusal motor sistem ve insanlar arası ilişki ikizidirler. Herkes benim kiminle konuştuğumu bilir. Çünkü konuştuğum kişiye vücudumla dönerim. İnsanlar arası ilişki vücut vücudadır. Belki insanlar arası ilişki bütün vücutla ilgili olduğu için sorunun kaynağını bilmiyoruz. İnsanlar arası ilişki çok zor bir bilmecedir. Ama ben zannediyorum ki vücutla çalışıldığı taktirde insanlar arası ilişki de gelişecek. Karşılıklı yapılan fiziksel taklit insanlar arası ilişki tedavisinin bir şeklidir. Sen bana, ben sana. İki insan arasında vücutla sohbet.

Bir anneye bir keresinde sordum. Hangi problemle tedaviye başlamak istersiniz? Çocuğun normal bir zekası vardı, konuşma ortaydı, ama toplum içinde uyarım yapıyordu. Anneye sordum uyarımları mı tedavi edelim ? insanlar arası ilişkiyi mi? Kızımın davranış şekli güzel değil ama beni en çok üzen beni sevmemesi, benim tepkilerime karşılık vermemesi. Ben onun için bir duvarım. Ben ona bütün hayatımı vermek istiyorum ve o cevap vermiyor, tepki vermiyor. Bugün o kız insanlar arası ilişki problemlerinden arınmıştır. Eğer ben ona seni seviyorum dersem devamlı, inanmayın, yalnız konuşma bu. Konuşma insanlar arası ilişkiyi göstermez. Hissetmez çünkü. Hissetmek de tamamen duyusal motor sisteminden gelir. İnsanlar çok şey biliyorlar ama, ne konuşacaklarını seçerler. Gerisini ise vücut diliyle anlatırlar. Ve bizim çocuklarımızda vücut dili yoktur. Duyularımızla konuşma arasındaki ilişki duyusal motor çalışmasıdır. Duyusal motor kısmıyla dil kısmı arasındaki ilişki vücuttadır, vücut dilindedir. Bebek elini uzattığı zaman beni kucağına al demek ister. Bay bay demesini öğrenmeden elini sallayarak vücut diliyle bay bay yapar. İlk basamak harekettir. İkinci basamak anlamaktır. Üçüncü basamak konuşmaktır. Dolayısıyla duyusal motor çalışması yaptığımızda, vücut dili geliştiririz, mimik geliştiririz. Duyusal motor çalışmasından sonra konuşmaya başlar. Çocuk robot gibi anlamsız konuşmayacaktır. Bu duyusal çalışma konuşma dili arasındaki köprüdür. Eğer çocuk sürekli ses çıkarma ile ilgiliyse, duyması imkansızlaşır, ve konuşması imkansızlaşır. Bu yüzden konuşma dilini geliştiremez. Ve sonuç olarak duyusal motor sistemi eğitimi birincildir. Yapılan çok zor duyusal motor çalışması bize yarını getirecektir.

Ziva Rom



Bir Yorum

  1. aslı kevser t.çiçek :

    Temmuz 31st, 2009 at 04:02

    SELAM
    BEN ZİVA ROM UN BİLGİLERİNDEN YARARLANMAK İSTERİM..
    ZİRA OKUDUKLARIM ÇOK AKLA MANTIĞA YATKIN …
    EVET İNSAN ÖNCE HİSSETMELİ VE SONRA HİSSETTİĞİNİ ANLAMAK ANLATMAK İSTEMELİ DEĞİLMİ??

    DUYU BÜTÜNLÜĞÜ HAYAT DEMEK YAŞAMA ANLAM DEMEK ..
    EĞER ÖYLE İSE YANİ BİZİM ÇOCUKLARIMIZDA BU EKSİK İSE O ZAMAN ONLARA YARDIM ETMEK VE DUVARIN BU YONÜNÜ ONLARA TANITMAK ANLATMAK GEREK BU DA HİSSETMEKLE OLUR VE DUYU ORGANLARIMIZIN NE EKSİK NE FAZLA TAM MANASI İLE ÇALIŞMASI İLE OLUR .. EVET ONLARA ÖNCE DUYU BÜTÜNLÜĞÜ ÇALIŞMALI SEVGİLİ EĞİTİMCİLER SİZE ÇOK İŞ DÜŞÜYOR VE SAYIN AİLELER SİZLERE İSE ÇÇOOOOKK İŞ DÜŞÜYOR.

    ALLAH HEPPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN.
    SEVGİ İLE SAĞLIK İLE KALIN..

Konuyla ilgili mesaj yazabilirsiniz

Son Yazılar
Bağlantılar
Hakkımızda

Kurucudan

ÖZEL ÇOCUKLARA ÖZEL BİR YER2003 yılında ailelerimizle ekip olarak çıktığımız bu yolda daha da büyüyerek devam ediyoruz. Özel eğitim gerektiren bireylere en az kısıtlayıcı ortamda, bilimsel yöntemleri kullanarak, uygun fiziki koşullar ve uzman personeliyle, sevgiyi işin içine katarak çalışmalarımız ilk günkü heyecanı ile sürmektedir.Bizi farklı yapan nedir?
  • Ailelerimizi eğitim sürecinin hep içinde tutmamız.
  • Bilimsel çalışmaların yanında olmamız.
  • Bireysel farlılıkları göz önünde bulundurmamız.
  • Gerçekçi hedeflerle yola çıkmamız.
  • Bireye uygun fiziki şartlarımız.
  • Uygun yöntem ve teknikleri uygulayan uzman personelimiz.
Işığımız hep çocuklarımız oldu. Onlarla ve çok özel ailelerimizle hergün yeniden..yeniden.. dedik. Bu yolda birlikte yürüdüğümüz uzman ekibime, bize bu gücü veren çocuklarıma ve hep yanımızda olan ailelerime çok teşekkür ediyorum.ÜLGER YAMAN