DUYU EĞİTİMİ
DUYU EĞİTİMİ
NASIL ÖĞRENİYORUZ?
Araştırmalara göre öğrenme süreci dört aşama olarak belirlenmiştir:
1. Giriş aşaması: Duyu organları ile bilgilerin alınması ve algılanması aşaması
2. İşlem aşaması: Gelen bilgilerin kaydedilmesi, organize edilmesi, anlaşılması ve işleme konup yorumlanması aşaması.
3. Bellek aşaması: anlaşılan bilginin tekrar kullanılmak üzere depo edilmesi aşaması
4. Çıkış aşaması: beynin bilgiyi mesaj olarak hücrelere, kaslara, dil ya da motor etkinlik alanlarına gönderilmesi süreci.
Görüldüğü gibi öğrenme önce duyu ile başlamaktadır.
Sahip olduğumuz duyular:
Algılamada birçok duyu rol oynar. Bunlar; işitme, koku alma, tad alma, kinestetik duyu, vestibüler duyu ile ağrı, dokunma duyusu.
Beden pozisyonu duyumu(proptioseption) iki duyu halindedir. Bunlardan biri alıcıları kas, eklem ve tendonlarda bulunan “kinestetik duyu”, diğeri iç kulakta bulunan “vestibüler” duyudur. Kinestetik duyu alıcıları, bedenin el ve ayaklarının durumunu, tendonlardaki çekilmeyi, kasların uzamasını, eklemin pozisyonunu bildirir. Bu duyunun ortaya çıkabilmesi için el ve ayakların bir şeyle temas etmesi veya görülmesi gerekmez. Ö: Ayaklarımızın masanın altındaki pozisyonunu görmediğimiz halde biliriz.
Vestibüler duyu , kulağın içindeki salyangozda bulunan sıvının hareketi ile bize bilgi verir. Bu bilgiler, göz kaslarını kontrol etmede, vücudu ve bacakları dik tutan refleks tepkileri uyarmada , bedenin hızı ve pozisyonunun bilinçli olarak farkına varılmasında önemli rol oynar.
DUYU GELİŞİMİ NEDEN GEREKLİDİR?
1. Görsel, dokunsal, işitsel, kinestetik düzeyde gelişim okul başarısının ön koşulu ve öğrenmeye hazır oluşluğun önemli bir parçasıdır
2. Algısal gelişim bilişsel gelişimde önemli rol oynar. İlköğretimde de okul öncesinden farklı olarak öğretim ağırlıklıdır. Bu nedenle çocukların daha iyi bilişsel gelişime göstermeleri için algı gelişimleri mutlaka desteklenmelidir.
3. Algısal gelişim kendimizin dışında ne olup bittiğinden haberdar olma işidir. Dış dünyadaki bilgileri de duyularımız aracılığıyla alırız ve bunları bilişsel süreçlerle yorumlarız. Algıda istemli motor aktivitelerin etkisi ve motor aktivitede de algısal kapasitenin gelişiminin etkisi vardır. Bu nedenle algısal gelişim için duyu gelişimini desteklemeliyiz.
4. Çocuğun duyu organları ile uyarıcıları algılaması, bu algılarına dayanarak gösterdiği tepkiler algısal motor gelişimini açıklar.
5. Algısal gelişim en çok okul öncesi ve ilköğretimin ilk yıllarında gelişir. Bu yüzden okul öncesinde mutlaka desteklenmelidir.
6. Algısal motor aktiviteler, temel hazır bulunuşluk ve akademik kavramların kazanılmasına ve geliştirilmesine yardım eder.
7. Çocukların ilköğretime hazırlık becerilerinin gelişmesinde kavram gelişiminin yeri önemlidir. Head Start ve Frostig gibi programlar da kavram gelişiminde çok duyulu deneyimlerin kullanır.
8. Piaget ve Bruner de özellikle okul öncesi dönemi çocuğunun başlangıçta somut ve duyusal yaşantılara , yani algılara bağlı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
9. Öğrenmede en iyi yol görsel ve işitsel araçların bir arada kullanılmasıdır.
10. Duyu eğitimi duyuları çoğaltarak uyarıcılardaki ince ayrıntıları fark etme kapasitesini geliştirir.
11. Duyular eğitilerek, tekrarlanan alıştırmalar aracılığı ile algının difansiyel idrakının arttırılması hedeflenir.
12. Duyu gelişimi iletişim becerilerinin gelişimi için de önemlidir.
13. Duyuları ile farkına varma arasındaki ilişkiyi kuramamak psikolojik sıkıntılara neden olabilir. Yani duyularını yaşayıp onların ne anlama geldiğini bilemeyen insanda başta kaygı olmak üzere çeşitli psikolojik sıkıntılar yaşayabilir. Bu yüzden duyu gelişimi bilişsel gelişimin yanı sıra psikolojik sağlık için de gereklidir.
14. Duyu gelişimi yaratıcılığın gelişimini de destekler.
Okuma yazma için duyu gelişimi neden gereklidir?
* Çocuk önce objelerin isimlerini öğrenir, sonra bu isimlerin yazıldığı sembolleri(harfleri) öğrenir. Burada öncelikle işitsel algı daha sonra görme devrededir.
* Çocuk sembolleri ayırt etmenin yanında sesler ve harfler arasında bağlantı kurabilmelidir.
* Okumayı öğrenmek çağrışımlar yapabilme berisine bağlıdır. Bunun içinde duyusal deneyimlerinin çok olması önemlidir.
* Çocuğun okuduğunu anlayabilmesi için görsel ve işitsel imajlar ve bunların arasında ilişkiler kurması gerekir.
Yazmanın gelişimi: Yazmak sembolik iletişim kurma becerisidir. Yazmayı öğrenmek için:
* Araç (kalem) kullanarak sembollerle dili ifade edebilme becerisinin,
* İnce-motor becerinin,
* El-göz koordinasyonunun,
* Sıralama becerisinin,
* Dikkatini bir iş üzerinde yoğunlaştırabilmenin,
* Görsel, işitsel, mekansal algının yaşına uygun olgunlukta olması, ve
* El tercihinin yerleşmiş olması gerekir.
DUYU GELİŞİMİ EKSİKLİĞİNDE GÖRÜLEBİLECEK BAZI PROBLEMLER
o Genellikle rakam ve harfleri karıştırma
o El-koordinasyonunda zayıflık
o Dikkatsizlik
o Konuşma problemleri(çok bağırma,çok yavaş konuşma,kelimeleri yutma)
o Duyma zorlukları
o Nesneleri kopya edememe(rakamları,kelimeleri vs.)
DUYU GELİŞİMİNDE ÖNEMLİ NOKTALAR
* Çocuklar duyularını önce teker teker kullanırlar. Daha sonra onları bir arada kullanmayı öğrenirler.
* Her çocuk aynı duyu gelişimine sahip değildir. Bireysel farklılıklar mutlaka vardır.
* Çocukların ilk yaşlarda duyusal deneyimlerden yoksun kalmaları duyu gelişimini olumsuz etkiler.
* İyi bir duyu eğitimi için vücut temizliği önemlidir. Ö: Eller kirliyse çocuk dokular arasındaki farkı iyi ayırt edemez. Ya da kulakları kirliyse sesleri iyi ayırt edemez. Yine burnunun tıkalı olması koku alma duyusunu engeller. Temizliğin sürdürülmesi ve kazanılması motor etkinliği destekler ve motor eğitimin bir parçası olarak hesaba katılır.
* Bir beceriyi gerçekleştirebilmek için tüm duyulara ihtiyaç vardır.
BEDENİNİN FARKINA VARMA
Çocuğun duyularının iyi gelişmesi için önce onların farkına varmalı. Çocukta beden kavramı ne kadar iyi gelişirse , algısal gelişimi de o derece sağlam olur. Bedenin parçalarını ayırt etme yeteneği ve bedenin doğasını daha iyi anlama yeteneğinde üç alan önce çıkar:
1. Bedenindeki parçalarını, bunların yerlerini ve sayılarını bilmesi
2. Beden parçalarının işlevini bilmesi
3. Bu beden parçalarını en iyi nasıl kullanacağını bilmesi
Okulöncesi dönemde çocuğun, vücudu ve duyu organlarının farkında olması ile ilgili olarak geliştirebileceği temel beceri ve kavramlar şunlardır:
DUYU GELİŞİM AŞAMALARI
1. Duyuların baskınlığı dönemlere göre değişiklik gösterir.(ö: ilk baskın duygu dokunma duyusudur.)
2. Duyular arsındaki etkileşimde artma görülür.
3. Duyular keskinleşir.
MONTESSORRİ VE DUYU EĞİTİMİ
* Montessori önce duyu sonra zeka gelişimine odaklanır.
* Özellikle 3-7 yaş arasında duyu gelişiminin önemin vurgular.
* Montessori çocukların görerek,dokunarak,duyarak,hissederek,hareket ederek öğrenecekleri materyaller tasarlamıştır. Materyaller çocuğun biçim, büyüklük, renk, doku, tat, vb. kavramları ve bunlar arasındaki ilişkileri anlamasını sağlayacak şekilde hazırlanmış; metot çocuğun bu çok çeşitli duyulara yönelik malzemeyi kendi gelişme düzeyine uygun olarak, serbestçe kullanmasına imkan verecek şekilde düzenlenmiştir
* Tekrarlar alıştırmaları ile duyu gelişimi üzerinde durur. Ö: 10 pembe küpten oluşan bir seriyle yapılan alıştırmayı verir. İlk küpün kenar uzunluğu 10 cm’dir ve her küpün kenar uzunluğu diğerinden 1 cm kısadır. Çocuklar bu küplerle bir kule inşa ederler. Bu küpler yeşil bir halıya atılır ve çocuğun her seferinde en büyük olan küpü alarak bir kule inşa etmesi beklenir. Çocuk kuleyi inşa ettikten sonra yıkar ve bunu defalarca yapar. Sonunda hata yapmadan alıştırmayı tamamlamayı öğrenir.
* Eğitilecek duyu diğerlerinden izole edilir. Ö: dokunsal, ısısal, sessel duyuların eğitiminde normal çocuğun gözleri bağlanır.
* M.Montessori çiçekleri koklamak, bitkilere bakmak, kuşlarını sesini duymak ve fiziksel alıştırmalar yapmak için açık hava yürüyüşlerine gitmek aracılığıyla bütün duyuları uyarmanın gerekli olduğu görüşündeydi
* Dokunsal duyu, ısıl duyu, ağırlık duyusu, tat ve koku duyusu, görme duyusu, işitme duyusu ve renklerle ilgili duyu Montessori eğitiminde duyu eğitim alanlarını oluşturur.
KAYNAKLAR
Yaman Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi